NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ İMO ULUSLARARASI KATILIMLI 6. TARİHİ YAPILARIN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİ SEMPOZYUMU TAMAMLANDI ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

21 OCAK 2018, PAZAR   

22

İMO ULUSLARARASI KATILIMLI 6. TARİHİ YAPILARIN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİ SEMPOZYUMU TAMAMLANDI

    Yayına Giriş Tarihi: 23.11.2017 00:00   Güncellenme Zamanı: 23.11.2017 14:28:48  Yayınlayan Birim: TRABZON ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 23.11.2017 14:28:45

İMO ULUSLARARASI KATILIMLI 6. TARİHİ YAPILARIN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİ SEMPOZYUMU TAMAMLANDI

İnşaat Mühendisleri Odası adına İMO İstanbul ve Trabzon Şubelerinin birlikte düzenlediği Uluslararası Katılımlı 6. Tarihi Yapıların Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu, 2 – 4 Kasım 2017 tarihlerinde, Trabzon`da Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi`nde gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmaları İMO Trabzon Şube Başkanı Mustafa Yaylalı, İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Gökçe ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu tarafından yapıldı.

İMO TRABZON ŞUBE BAŞKANIMIZ MUSTAFA YAYLALI`NIN AÇILIŞ KONUŞMASI:

4000 yıllık tarihi kentimiz Trabzon`da, ortaya çıkarılan, kaybolan, henüz çıkarılmamış, korunmuş birçok esere sahip olmanın yanında, bu eserlerin korunması, güçlendirilerek geleceğe taşınmasına yönelik önemli bir etkinliğe de ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyoruz. Uluslararası Katılımlı 6. Tarihi Yapıların Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu`nu İnşaat Mühendisleri Odası adına İstanbul ve Trabzon Şubeleri olarak özellikle Trabzon`da gerçekleştiriyor olmak bizim için gurur verici. Bu gururu bizimle paylaştığınız için siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyoruz. Hoş geldiniz.

İstanbul ve Trabzon, tarihimizde ortak değerler açısından önemli birlikteliklere işaret eder. Müjdeli fethin önemli nişanesi olarak bu iki şehri gören Fatih Sultan Mehmed, "Trabzon fethedilmedikçe İstanbul`un fethi tamamlanmış olmayacaktır." sözü ile bu iki kentin ortak kaderini dünya tarihindeki ortak değerini işaret etmiştir. Şimdi bu iki kentin mesleki sorumluluk üstlenen oda birimleri, dünyanın ve özellikle Anadolu`nun derin tarihinin değerlerini korumak ve geleceğe taşımak için bu bilgi şölenini düzenlemektedir. Bu topraklarda inşa edilen medeniyetleri, bizden öncekilerin bizlere miras bıraktıklarını korumak ve yaşatmak bizim de geçmişimizden almamız gereken vazifemizdir. Millet olarak bu vazifeyi geçmişte yaptığımız gibi kısmen bugün de "vakıf" kültürü ile önemli yerlere taşımaktayız.

Medeniyetimizin temelini oluşturan koruma ve sürdürebilmenin felsefesini ve bunun en önemli aracı olan "vakıf" hususunu irdelemek, her yaşta ve her öğretim aşamasında yeni nesle aktarmak, hepimizin toplumsal görevi olmalıdır. VIII. yüzyılda Buhara`dan başlayan, 1048 yılında yazılı kayıtlarına rastlanan ve Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde devletin temelini, kurduğumuz medeniyetin esasını oluşturan vakıf müessesi, sadece yapıları koruma ve geleceğe taşıma görevini miras bırakmamakta, özellikle vakıf kültürünü gelecek nesillere aktarma görev ve sorumluluğunu da bize yüklemektedir. Sadece bizim değil, tüm medeniyetlerin bugüne taşıdığı, bizim ev sahipliği yaptığımız, haberdar olduğumuz veya olacağımız tarihi ve kültürel varlıklarımızın korunması kültürünü geleceğe aktarmak da hepimizin görevidir.

Büyük mimar ve mühendis Sinan`ın Ayasofya özelinde döneminde "dâhiyane" olarak tanımlanan güçlendirme çalışması, aslında koruma ve geleceğe taşımanın felsefesinin de önemli bir mesajı olarak algılanmalıdır. Özellikle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu`da tarihi değerlerimizin tamamının nitelikli güçlendirme ve bu yolla geleceğe aktarılması, hem akademisyenlerin, hem kamu kurumlarımızın hem de uygulamacılarımızın dikkatli ve hassas çalışmaları ile mümkün olabilecektir.

Büyük mimar ve mühendis Sinan`ın Ayasofya özelinde döneminde "dâhiyane" olarak tanımlanan güçlendirme çalışması, aslında koruma ve geleceğe taşımanın felsefesinin de önemli bir mesajı olarak algılanmalıdır. Özellikle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu`da tarihi değerlerimizin tamamının nitelikli güçlendirme ve bu yolla geleceğe aktarılması, hem akademisyenlerin, hem kamu kurumlarımızın hem de uygulamacılarımızın dikkatli ve hassas çalışmaları ile mümkün olabilecektir.

Bu çerçevede Uluslararası Katılımlı 6. Tarihi Yapıların Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu`nun toplumun her kesimine önemli mesajlar vereceğine, özellikli bildirileri, tartışmaları, değerlendirmeleri kısacası bilgi paylaşımları ile meslek disiplinleri arasındaki iletişimi güçlendireceğine, sonuçlarının yönetici, akademisyen, kamu kurumları ve uygulamacılar için çok kıymetli ufuklar açacağına inanıyor, sempozyumun gerçekleşmesine emek ve katkı sunan çalışma arkadaşlarımız ve katılımcılara teşekkür ediyor, başarılı sonuçlar elde edilmesini diliyorum. Ayrıca, desteklerini her zaman olduğu gibi bu sempozyumunuzda da yanımızda gördüğümüz Trabzon Valiliği, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Ortahisar Belediyesi, DSI Bölge Müdürlüğü, İlbank Bölge Müdürlüğü, Karayolları Bölge Müdürlüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Trabzon Ticaret Ve Sanayi Odası ve tüm sponsorlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

İMO İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna konuşmasında, sempozyumun önemine değinerek, "Mesleki gelişmeler toplumsal hayatı nasıl etkiliyorsa, toplumsal ihtiyaçlar da mesleki alanlardaki gelişmelere yön verebilir. Nitekim tarihi eserlerin korunması ve güçlendirilmesi, tarih bilincinin gelişmesiyle gündeme gelmiş, tarihe sahip çıkmanın yolunun, tarihi eserleri görünür kılmaktan geçtiği fark edilmiş, geçmiş ile gelecek arasındaki ilişkinin bu hassasiyet üzerinden şekillendiği anlaşılmıştır. Dikkat edilirse, dünyanın gelişmiş ve zengin kentlerinin, tarihine layıkıyla sahip çıkan, tarihi eserleri gözü gibi koruyan kentler olduğu görülecektir. Buradan tarihi eserlerin korunması ile kamusal zenginleşme ile doğrudan bir ilişki bulunduğu sonucunu çıkartabiliriz. Bu nedenle denebilir ki sempozyumumuz, aslında geçmişle değil, doğrudan ve daha çok gelecekle ilgilidir." dedi. Türkiye bir deprem ülkesi olduğunu, ülkemizdeki tarihi eser ve yapıların deprem tehlikesi altında olduğuna dikkat çeken Suna, ülkemizdeki tarihi eser/yapıların kaderleriyle baş başa bırakıldığına dikkat çekerek, Anadolu coğrafyasındaki ilk kayıtlı depremin 526 yılındaki Antakya depremi olduğunu, o depremden günümüze, meydana gelen her yer sarsıntısında önemli tarihi eserlerin/yapıların zarar gördüğünü ve bazılarının tamamen yıkıldığını vurguladı.

"Sadece 1999 depreminde Bursa, Kocaeli ve Sakarya`da 77 tarihi eserin hasar gördüğü bilinmektedir. Bursa-Yeşil Türbe, Sakarya-İhsaniye Camisi, Sakarya Sapanca Vakıf Oteli, Bursa-Rüstempaşa Camisi, Kocaeli-Akçakoca Camisi, Van-Hüsrev Paşa Külliyesi, Kaya Çelebi Camii, Çifte Türbeler, Yedi Kilise Manastırı, Marmara ve Van depremlerinde hasar gören yapılardan bazılarıdır.1509 yılındaki İstanbul depremi surlarda, kulelerde, sütunlarda büyük ölçüde yıkıma yol açmıştır. 1719 depremi kilise, cami ve kulelere büyük zararlar vermiştir. 1766 depremi Topkapı Sarayına zarar verince, Sultan III. Ahmed in bir süre çadırda kaldığı bilinmektedir." sözleriyle konuşmasını sürdüren Suna, son yıllarda ören yerlerinin turizm sektörüne açılmasını, rant getirecek mekanlar olarak düzenlendiğini ve özensiz ve bilinçsiz kullanıma maruz kaldığını eleştirerek, "Teknolojinin ve bilimin bu kadar geliştiği bu dönemde depremlerin ülkemizin bir gerçeği olduğu bilinmesine rağmen acaba bu gerçeğe ilişkin ne ölçüde çalışmalar yapılıyor sorusu akla gelmektedir. Elbette özellikle İstanbul`da başlatılan bazı çalışmalar yapılmıştır. Bazı tarihi eserler güçlendirilmiştir. Ancak şimdiye kadar yapılan çalışmalar ne yazık ki yeterli değildir. Ne yazık ki kamu idaresi bu gerçeğin tam anlamıyla farkında değildir. Depremin ne zaman meydana geleceği bilinmediğine göre, eserlerin akıbeti tesadüflere bırakılmıştır. Ancak unutulmamalıdır ki, tarih eserler tesadüflere bırakılmayacak önemdedir. Bu gerçeğin bir an önce kavranması ve gereğinin yapılması gerekmektedir. Öncelikli olarak tarihi eserlerin envanter çalışmasının bir an önce tamamlanması gerekmektedir." dedi.

Tarihi eserlerin/yapıların korunması ve güçlendirilmesi kavramının, onları sadece depreme karşı dayanıklı hale getirmek olmadığını, bilinçsiz ve özensiz kullanım dışında, restorasyon çalışmalarındaki iptidai ve bilim dışı yöntemlerin tarihi eser/yapılara zarar verdiğini, bu durumun, sorun yelpazesinin genişliğini gösterdiğini ve aynı zamanda meslek disiplinleri arasında eşgüdümü zorunlu kıldığını belirten Suna, "koruma ve restorasyon bütünlüğünün sağlanması ancak inşaat mühendisi, mimar, arkeolog, sanat tarihçisi ve bu alanda çalışan diğer tüm meslek disiplinlerinin eşgüdümü ile mümkün olabilir. Bütün bu çalışmalardan sonuç alınması ise kamu idaresinin denetimi, gözetimi ve bütçe desteği ile mümkündür ki, Odamız bu yönde ısrarla çağrı yapmaktadır. Bizler kamu idaresinden üniversite ve meslek odalarıyla birlikte özel çalışmalar yapmasını, tarihi eserlerin güçlendirilmesi için özel bütçe ayrılmasını bekliyoruz." dedi.

"Bu topraklarda hüküm sürmüş Akadlar, Asurlular, Luviler, Hititler, İyonlar, Lidyalılar, Frigyalılar, Urartular, Selçuklular, Osmanlılar arkalarında sayısız eser bırakmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ise bütün bu medeniyetlerin izlerini taşıyan eserlerle adeta medeniyetler beşiği olan Anadolu`yu taçlandırmıştır. İnşaat mühendisliği, "medeniyet mühendisliği" olarak kabul edilir. Mesleğimiz, medeniyetleri görünür kılan eserler üretmiştir. Bugün ise kendisini tarihi eserleri koruma yükümlülüğü altında hissetmektedir. Bu yükümlülüğü yerine getirmenin bir yolu da bu tür bilimsel-mesleki etkinlikler düzenlemekten, konu ile ilgili bilgi birikimin çoğaltmaktan geçmektedir. Tarihi eserlerin kaderiyle baş başa bırakılmaması, hatta makus talihlerinin yenilmesi, ancak bilim insanlarının, akademisyenlerin çabalarıyla mümkündür." diyen SUNA "Bu sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen, mesai harcayan, bilgi ve tecrübelerini bizimle paylaşan başta sevgili hocalarımız Prof. Dr. Zeynep Ahunbay ve Prof. Dr. Metin Hüsem nezdinde Düzenleme Kurulumuza, Bilim ve Danışma Kurulu`na, katkı sunan meslektaşlarımıza, Odamız personeline ve siz katılımcılara teşekkür ediyorum. Ayrıca sizlerle bir araya gelmemize katkı sağlayan sponsor firma ve kurumlarımıza da teşekkür ediyorum. Bu duygularla Sempozyumun ülkemize faydalı olmasını diliyor, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi adına saygılar sunuyorum." sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Hüsem konuşmasında, "Ülkemiz, tarihi süreç içinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olması nedeniyle, tarihi eserler yönünden büyük bir zenginliğe sahiptir. Gerek tarihi süreç gerekse deprem, çevre etkileri ve toplumların değer vermemeleri nedeniyle yok olmadan günümüze ulaşabilen tarihi mirasın korunması, uygun tekniklerle aslını bozmadan güçlendirilmesi ve geleceğe güvenle devredilmesi gerekmektedir. Bu konuda toplumun bilinçlendirilmesi yanında, kültürel mirasımızın gelecek nesillere en iyi şekilde devredilebilmeleri için koruma ve güçlendirme çalışmaları son yıllarda önem kazanmıştır. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, bu konuda da takdire şayan büyük bir görev üstlenmiştir. Bugün TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul ve Trabzon Şubelerinin ortaklaşa düzenledikleri, Uluslararası Katılımlı 6.Tarihi Yapıların Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumuna, gösterilen ilgi, sunulacak bildiriler, konu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşların katılımı, tarihi mirasın korunması ve güçlendirilmesi konusunda büyük bir bilgi birikiminin oluştuğunu göstermektedir. Ancak günümüzde, teknolojinin gelişmesine, yeni malzeme ve uygulama tekniklerinin ortaya çıkmasına rağmen, tarihi yapıların korunması ve güçlendirilmeleri konusunda kötü uygulamalara da rastlanılmaktadır. Düzenlenen bu kongrelerde sunulacak uygulamalar, yöntemler tartışılarak, bu tür uygulamaların önüne biraz da olsa geçilebilecektir. Zira kültürel mirasımız olan her bir yapının korunma ve güçlendirme teknikleri, o yapının özelliğine, tarihi dokusuna bağlı olarak yapılması gerekmektedir. Tarihi dokuyu bozacak bir uygulamanın geri dönüşü oldukça zor, bazen de imkânsızdır. Uluslararası Katılımlı 6.Tarihi Yapıların Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumunda sunulacak bildirilerin, koruma ve yapılan güçlendirme uygulamalarının tartışılmasıyla, daha etkin ve tarihi dokuyu bozmayacak uygulamalara yön vermesine, farklı disiplinlerin birlikte çalışmasını daha da yaygınlaştırmasına büyük katkı sağlayacağını umuyor, Sempozyumda paylaşılacak bilgi birikiminin, koruma ve güçlendirme çalışmalarını daha da ileri düzeye taşımasını diliyorum." dedi.

İMO YÖNETİM KURULU BAŞKANI CEMAL GÖKÇE`NİN AÇILIŞ KONUŞMASI:

Kültür varlıklarının, deprem ve diğer çevresel etkilerden korunması ve güvence altına alınması konusunun Oda gündeminde önemli bir yeri vardır. Kültür varlıkları yer altında, yer üstünde ve su altında bulunan tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili olan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlere ait sosyal yaşamı etkilediğini, bilimsel ve kültürel açıdan özgün değerlere sahip varlıklar olduğunu ve evrensel bir nitelik taşır. Aydın, Hatay ve Lefkoşa gibi tarihi kentlerde; kültür varlıklarının oldukça fazla olduğu kentlerde, çalıştay ve konferanslar düzenleyerek geçmişin izlerini bugünlere taşımaya çalışıyoruz. Çok sayıda tarihi yapı ile birlikte yaşadığımızın altını kalın çizgilerle çiziyoruz. Bu yapıların korunup sağlıklı bir şekilde geleceğe devredilmesi için yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kamu kurum ve kuruluşları ve merkezi yönetimlerin işbirliği yapmaları, tarihi yapıların korunmasını ve güçlendirilerek geleceğe devredilmesini kolaylaştırır. Bu işbirliğinin TRABZON`da yapılmış olmasını önemsiyor ve çok değerli buluyoruz. Ayrıca Avrupa İnşaat Mühendisleri Konseyi (ECCE) ile, Dünya İnşaat Mühendisleri Konseyi (WCCE) ile ortak toplantılar yaparak tarihi yapıların ve kültürel varlıkların korunmasını uluslararası düzlemde tartışarak görüş alış verişinde bulunuyoruz.

Restorasyon konusunda çalışan inşaat mühendislerinin belli bir bilgi ve birikime sahip olmaları gerekir, bu durum, yapının tanınması, yapının geçmişinin bilinmesi, malzeme seçimi ve restorasyon çalışmalarının yapılmasına önemli ölçü de katkı sağlayacağını ve tarihi yapıların korunmasının ve geleceğe devredilmesinin yanında, doğal yaşam çevrenin korunması, sağlıklı ve yaşanabilir bir çevrenin yaratılmasının da son derece önemli bir konudur. Bugüne kadar bilim insanlarının yapmış olduğu araştırmalar ve ortaya koydukları çalışmaların çoğu zaman kuramsal ölçekte kaldı. Koruma kültürünün felsefi boyutu yeterince anlaşılıp yaygınlaştırılamadı, koruma konusuna sahip çıkman öncelikle yasal bir konu, devletin/ devletlerin bireylere maddi ve manevi ölçekte destek olması gerekir.

Bursa ve İstanbul gibi kentlerde kentsel doku, rant uğruna giderek bozulmaya başladı, yapılan AVM`ler ve gökdelenler tarihi dokuyu bozdu, bu ve benzeri uygulamalar antik kent merkezlerinin tarihsel kişiliğini ve kimliğini ortadan kaldırdı. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı "kentlerimize ihanet ettik, kentlerimizi mahvettik" diyor.

Değişmenin olmazsa olmazlarından olan iletişim, eğitim, sağlık, konut ve ulaşım altyapısının sürdürülebilir olması gerekiyor. Var olan kaynakların ve doğal çevrenin korunması gerekiyor. Avrupa mekânsal gelişim perspektifi ve ilgili AB karar ve hedef belgelerinde belirtilmiş olduğu gibi, kasaba ve kentlerdeki ekonomik refah ve istihdam olanaklarını arttırmak, kentsel alanlarda sosyal katılımı özendirmek, kentsel çevreyi koruyarak iyileştirmek, iyi yönetimin ve yerelin güçlendirilmesine olanak sağlamayı, gelişmenin bir şartı olarak görüyorlar. Plan ve stratejik planlar oluşturmak, geleceğin kentlerinin nasıl olmasıyla ilgili bir öngörü oluşturmayı gerekli kılmaktadır. Bu durum bilgili olmayı, kentleşme bilimine uygun kararların ortaya konulup bu kararların uygulanmasını gerektirir. Bu uygulamalar günübirlik kararlarla, parmak hesabına dayanılarak oluşturulan parsel bazında imar değişiklikleriyle yapılamaz. Yapılırsa eğer Sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği kentler ortaya çıkar. Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın ÖZHASEKİ; "kentsel dönüşüm yapın dediysek böyle yapın demedik" diyor. 8500 yıllık tarihi bir kent olan İstanbul`a yazık olmuştur. Önemli bir deprem bekleyen İstanbul bugün beş afetle karşı karşıya gelmiştir. Kentsel dönüşümden kat üstüne kat yığmanın anlaşıldığı Bursa`ya yazık olmuştur. Cumhuriyet döneminin ilk planlı kenti olan Ankara`ya yazık olmuştur.

Ezberlemeye değil, öğrenmeye ihtiyacımız var. Biz, ülkemizin kültürüne hakim olan dili kullanmayacağız. Öznel değil nesnel olmaya devam edeceğiz. İleriye dönük bilimsel bir öngörüyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bugün iletişim, tarihin hiçbir döneminde yaşanmadığı kadar yoğun yaşanıyor. Bu gelişmeler bizleri ve inşaat sektörünü de etkiliyor. Yenilikçi bilgi teknolojileri iş yapma biçimlerini değiştiriyor. Dünyamız da yaşanan bu gelişmelere rağmen araştırma geliştirme alanına yaptığımız harcamalar oldukça yetersiz. Bu durum inşaat mühendisliği eğitimini de önemli ölçü de etkiliyor. Bu nedenle düzenlediğimiz meslek içi eğitim seminerleri, kursları, Sempozyum, kongre ve konferanslar yeni bilgi ve teknolojilerle meslektaşlarımızı buluşturuyor." diyen GÖKÇE,"Üç gün sürecek olan bu Sempozyumu Odamız adına düzenleyen İstanbul ve Trabzon şubesi başkan ve yönetim kuruluna, düzenleme, bilim ve danışma kuruluna, sempozyumumuza bildiri gönderen değerli meslek insanlarını, mesleğimizin profesyonellerini ve sempozyumu maddi ve manevi olarak destekleyen tüm kurum ve kuruluşları, şube başkan ve yöneticilerimize, sayın protokol ve meslektaşlarıma saygılarımı sunuyor, sempozyumun başarılı geçmesini diliyorum.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu konuşmasında, Sempozyumun yol gösterici olacağını belirterek, "Yıllar boyu var olan tarihi yapıların korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara hediye edilmesinde büyük emek veriliyor. Bu konu yıllar ve süreçlere bağlı olarak alanlara yayılıyor, koruma amaçlı imar planları yapılıyor. Şehrimizde de tarihi surlarımızın çevresinde eski tarihi şehrimizin alanını kapsayacak şekilde bunu yapmaya gayret ettik, ediyoruz. Bu konuda üzerimize düşen vazifeyi fazlası ile yerine getirme gayretindeyiz" dedi. Sempozyumun katılımcılarına tarihi yapıların korunmasına olan katkılarından ötürü teşekkür eden Gümrükçüoğlu, "Bu koruma amaçlı imar planları ve tarihi eserlerin korunmasıyla ilgili sizlerin yol göstericiliği, sempozyumlarınızın raporları, şehirleri geliştirmeye gayret edenlere bu hissiyatı ve bu bakış açısını yayıyor. Bu konuda büyük bir hissiyatla gayret ediyorsunuz. Eğer bu konunun paydaşları, en başta belediyeler sizin bu yol göstericiliğiniz ile birlikte tarihi yapıların korunması, geliştirilmesi, gelecek kuşaklara büyük bir miras olarak teslim edilmesini; şehirlerin imar planlarında ve yeni yapıların yapılmasında da o bakış ve o hissiyatla değerlendirecek olursa inanıyoruz ki bizden sonraki kuşaklara da şehirlerimizi daha iyi teslim edebiliriz. Bu sempozyumun neticeleri herkese örnek olmasını ümit ediyor, bu bilgi birikiminiz ve bu tecrübenizle birlikte iyi ki varsınız diyorum" sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Sempozyumun ilk oturumu Prof. Dr. Alper İLKİ tarafından yönetildi. Bu oturumda Çağrılı Konuşmacı Gianmarco de FELICE, "Tarihi Yapıların Depreme Karşı Güçlendirilmesi İçin Dışarıdan Yapıştırılan Tekstiller" ve diğer Çağrılı Konuşmacı Nicola BERLUCCHI ise "Anıtsal Yapıların Restorasyonu ve Güçlendirilmesi: Çok Disiplinli Bir Yaklaşım İhtiyacı" başlıklı bildirilerini sundular.

İkinci oturum Oda Başkanımız Cemal GÖKÇE tarafından yönetildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü Sunumu Şengül KONCAGÜL tarafından, Karayolları Genel Müdürlüğü Sunumu (Halide SERT Anısına) Süheyla YILMAZ tarafından, İMO Aydın Şube Çalıştay Sonuçları Sunumu Prof. Dr. Ayşe SAĞSÖZ tarafından, İMO Hatay Şube Çalıştay Sonuçları Sunumu ise Yrd. Doç. Dr. Mine TEMİZ tarafından sunuldu.

Üçüncü Oturum, Prof. Dr. Fevziye AKÖZ ve Şube Başkanımız Nusret SUNA tarafından yönetildi. Bu oturumda Türkiye`deki tarihi yapıların deprem risklerinin yönetimi kılavuzu, Trabzon Ortahisar Fatih Camii Restorasyonuna Yönelik Onarım ve Güçlendirme Çalışmaları, Farklı Toplumların İbadet Yapılarında (Kilise / Cami) Ahşap Malzemenin Yapısal Sistemde Kullanımı: Bir Yöntem Önerisi Hagıa Trıada Kilisesi, Darphane-İ Amire`nin Demir Üst Örtü Sistemlerinin İki Yapı Üzerinden İncelenmesi ve Koruma Önerileri konularında sunumlar yer aldı. Dördüncü oturum, Prof. Dr. Nabi YÜZER ve Oda Sekreter Üyesi Hüseyin KAYA tarafından yönetildi. Bu oturumda, Tarihi Yığma Yapıların Dinamik Davranışlarının Hesabında Gerekli Malzeme Özelliklerinin Tayini: Lala Paşa Camii Örneği,Yüksek Fırın Cürufu Ve Bazalt Lifi Takviyeli Restorasyon Harçlarının Sülfat Dayanıklılığının İncelenmesi,Farklı Sıcaklık ve Sürelerde Kalsine Edilmiş Killerin Kireç Harcına Etkisi,Tarihi Yapı Taşlarındaki Alg ve Bakteri Alterasyonları ve Tarihi-Eski Yapıların Onarımı Amaçlı Yeni Nesil Kompozit Harçların Kullanımı Üzerine Bir İnceleme konularında sunumlar yer aldı.

Beşinci oturum Prof. Dr. Ayşe DALOĞLU ve İMO Trabzon Başkanı Mustafa YAYLALI tarafından yönetildi. Bu oturumda, Zonguldak Bölgesi Su Değirmenleri ve Teknik Özellikleri, Seyit Battal Gazi Tekkesi`nin Tarihsel Sürekliliği ve Koruma Sorunları, Isparta`nın Sütçüler İlçesinde Yer Alan Geleneksel Türk Evlerinin İncelenmesi, İki Küçük Ölçekli Anıtsal Yapı Örneğinde Koruma Yaklaşımı ve Medreselerin Yeniden İşlevlendirilmesinde Değerlerinin Korunması Sorunsalı; Hadım Hasan Paşa Medresesi ve Esekapı Medresesi Örnekleri konularında sunumlar yer aldı.

Yedinci oturum Prof. Dr. Zeynep AHUNBAY ve Odamız Sayman Üyesi Yrd. Doç Dr Cem OĞUZ tarafından yönetildi. Bu oturumda, Fatih Camii`nin Zaman ve Frekans Ortamında Çevrel ve Deprem Tepki Analizleri, Donatısız Yığma Duvarların Düzlem İçi Davranışlarının Nümerik Olarak İncelenmesi, Ahşap Taşıyıcı Sistemli Tarihi Camilerin Güçlendirilmesine Yönelik Bir Durum Çalışması, Statik İtme Yönteminin Tarihi Yığma Yapılarda Uygulanması ve Konya Mevlana Müzesi Matematiksel Modellemesi ve Sonuçların Değerlendirilmesi konularında sunumlar yer aldı.

Sekizinci oturum Şube Sekreter Üyemiz Doç. Dr. Murat Serdar KIRÇIL ve İMO Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç.Dr.-Tuğçe ANILAN tarafından yönetildi. Bu oturumda, Özgün İşlevini Sürdüren Tarihi Eğitim Yapılarının Korunmasına Yönelik Bir Değerlendirme: "Menemen Örneği, İzmir", "Bir Yapının İzini Sürmek Sinemadan Fethiye (Megri) Aya Nikolas Kilisesine..", "Tarihi Yapılarda Erişilebilirlik ve Kullanılabilirlik" ve "Tarihi Tire Bedesten Yapısının Restorasyonu ve Yeniden İşlevlendirilmesi" konularında sunumlar yer aldı.

Dokuzuncu oturum Doç. Dr. Kemal BEYEN ve Odamız İkinci Başkanı Şükrü ERDEM tarafından yönetildi. Bu oturumda, Tarihi Bir Camiinin Dinamik Karakteristiklerinin Analitik ve Deneysel Yöntemlerle Belirlenmesi ,Tarihi Taş Kemer Köprülerin Modal Davranışlarının Köprü Boyutlarına Bağlı Olarak Tahmin Edilmesi, Tarihi Taş Kemer Köprülerde Hasar Nedenleri ve Onarım Teknikleri, Tarihi Yapı Davranışına Zemin, Mesnet, Yatay ve Düşey Deprem Koşullarının Etkisi ve Tarihi Yapıların Deprem Analizi ve Kargı Han Örneği konularında sunumlar yer aldı.

Onuncu oturum Prof. Dr. Adem DOĞANGÜN ve Odamız Yönetim Kurulu Üyesi Necati ATICI tarafından yönetildi. Bu oturumda, Geleneksel Konutların Yeniden İşlevlendirilerek Kullanımı: Yozgat Örneği, Türkiye`de Bulunan Tarihi Ahşap Köprülerin Yapım Sistemlerine Göre Sınıflandırılması, Kuşadası`nda Geleneksel Ahşap Bir Konut Yapısının Özgün Değerleri ile Korunması, Seddülbahir Kalesi Yapısal Analiz Çalışmaları Ve Serbest Titreşim Altında Dinamik Tanımlama ve Tarihi Yapılarda Kıyı Koruması: Çanakkale Seddülbahir Kalesi Uygulaması konularında sunumlar yer aldı.

On birinci oturum Prof. Dr. Ayşe DALOĞLU tarafından yönetildi. Bu oturumda, Çağrılı Konuşmacı Prof. Dr. Zeynep AHUNBAY, Bir Dünya Mirasının Korunması: Ayasofya ve diğer Çağrılı Konuşmacı Prof. Dr. Oğuz CEYLAN ise Edirnekapı Ayios Yeorgios Kilisesi ve Meşrutaları (Okul Binası, Papaz Evi, Bekçi Evi, Çan Kulesi, Bahçe Duvarları, Çeşme) 2014-2015-2016-2017 Yılları Restorasyon Uygulaması başlıklı bildirilerini sundu.

On ikinci oturum Prof. Dr. Erdem CANBAY ve Odamız Yönetim Kurulu Üyesi Cihat MAZMANOĞLU ve Necati ATICI tarafından yönetildi. Bu oturumda, II. Bayezid Camisi 2013-2016 Yılları Arası Onarım Uygulaması Üzerine Bir Değerlendirme, Tarihi Yığma Binaları Oluşturan Üç Tabakalı Taş Yığma Duvarların Düzlemdışı Etkilere Göre Model Kalibrasyonu: İsabey Camii Örneği, Zal Paşa Camisi Özelinde Sismik İzolasyon Uygulamasının Tarihi Yapı Performansı Üzerindeki Etkinliğinin Deprem Büyüklüğüne Bağlı Değişimi, Çatalca, İnceğiz Camisi 1983 Restorasyonu Değerlendirmesi ve Öneriler ve Tarihi Anıtsal Bir Kapıda Koruma Önerileri konularında sunumlar yer aldı.

On üçüncü oturum Yrd. Doç. Dr. Arif Emre SAĞSÖZ ve Şube Yönetim Kurulu Üyemiz G. Yaşın ARSLANOĞLU tarafından yönetildi. Bu oturumda, Tarihi Yığma Taş Minareler İçin Deneysel Yöntemlere Dayalı Basitleştirilmiş Doğal Frekans Formülleri, Tarihi Yapılarda Taşıyıcı Tuğla Duvarın Elastisite Modülünün Deneysel ve Matematiksel Model İle Belirlenmesi, Kireç Türünün Horasan Harcı Özelliklerine Etkisi, Tarihi Yapıların İç Ortam Mikro Klima Koşullarını Kalibre Edilmiş Dinamik Isıl Performans Modelleri Yoluyla Değerlendirme ve Yüksek Fırın Cürufu Esaslı Harçların Sıva Olarak Tarihi Yapılarda Kullanılabilirliğinin Araştırılması konularında sunumlar yer aldı.

On dördüncü oturum Prof. Dr. Şevket ATEŞ ve Odamız Yönetim Kurlu Üyesi Cemal AKÇA tarafından yönetildi. Bu oturumda, Tarihi Malabadi Köprüsü`nün Restorasyon Çalışmasında Kullanılan İskele Sisteminin Özellikleri ve Korumadaki Önemi ve Akçakale (Trabzon, Türkiye) İç Alanında Yer Altında Arkeolojik Kalıntı Olup Olmadığının Jeofizik Yöntemlerden Yer Radarı (GPR) İle Araştırılması konularında sunumlar yer aldı.

On beşinci oturum Prof. Dr. Ömer YÜKSEK ve İMO Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Muzaffer AYDIN tarafından yönetildi. Bu oturumda, Tarihi Yapılarda Isıl Davranış Analizleri Kapıüstü Mescidi Minaresinin Yapı Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi, Tarihi Yapıların Bitki Zararlarından Korunması, Koruma Sorunlarını Farklı İşlevlerde Tek Yapı ve Doku Ölçeğindeki Uygulama Örnekleri Üzerinden Tartışmak ve Proje Yönetimi Problemleri konularında sunumlar yer aldı.

On altıncı oturum Yrd. Doç. Dr Tuğçe ANILAN tarafından yönetildi. Bu oturumda, Tarihi Yapıların Korunması ve Güçlendirilmesinde Ayrışma İndeksi Haritasının Kullanımı Karma Sit Alanı Sınırlarının Koruma Bağlamında Değerlendirilmesi: Ankara Hacı Bayram Cami ve Çevresi Örneği, Yurtdışı Taşınmaz Türk Kültür Varlıklarının Envanterinde Bir Standardizasyon Örneği, Kare Planlı 13 YY. Anadolu Selçuklu Yapısı Konya Zenburi Mescidinin Statik Analizi, Mardin Nusaybin Mar Augin (Evgin) Manastırı Basit Onarım Uygulaması ve Restorasyon Uygulaması Yapılacak Tarihi Yapılarda Tahribatsız Yöntemlerle Deprem Performansının İncelenmesi Örnek Çalışma: Sinop Tarihi Cezaevi konularında sunumlar yer aldı.

Sempozyum kapsamında düzenlenen Gezi ve Sosyal Etkinlik Programında, Sempozyumun ikinci günü tarihi şehir gezisi gerçekleştirildi. ikinci günün akşamında Tuluyhan UĞURLU tarafından verilen "Doğunun Mabetleri Piyano Resitali" izlendi.

Sempozyuma; İstanbul Şube YK Üyeleri İsmail Uzunoğlu, Baykal Hancıoğlu, İstanbul Şube Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Evren Korkmazer, Trabzon Şube Sekreter Üyesi Muzaffer Aydın, Sayman Üyesi Mustafa Tiryaki, YK Üyeleri Nurhayat Sürmen, İsmail Çalık, Yavuz Usta, Tuğçe Anılan, Sakarya Şube Başkanı Hüseyin Gürpınar, Sekreter Üye Semih Uçar, Aydın Şube Başkanı Mutlu Bilgin, Manisa Şube Başkanı Cemil Kora, Hatay Şube Başkanı Selim Harbiyeli, Tekirdağ Şube Başkanı Osman Taşseten, Erzurum Şube Başkanı İlhan Tohumcu, Samsun Şube Başkanı Cevat Öncü, Ankara Şube Başkanı Selim Tulumtaş, Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, Antalya Şube YK Üyeleri Hüseyin Faruk Kara, Umut Turan, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Şefik Türkmen, DSİ Bölge Müdürü Oğuz Kasap, İlbank Bölge Müdürü, Çevre Şehircilik İl Müdürü Ali Vedat Çiftçi, Vakıflar Trabzon Bölge Müdürü, Vakıflar Erzurum Bölge Müdürü ve çok sayıda diğer kamu kuruluşu temsilcisi katıldı.


Okunma Sayısı: 41

Trabzon Şube Kaynaklı Gündem »
Tüm Gündem »

Sayfayı Yazdır