NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TRABZON ŞUBESİ`NDEN BASIN AÇIKLAMASI ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

25 EYLÜL 2018, SALI   

4

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TRABZON ŞUBESİ`NDEN BASIN AÇIKLAMASI

    Yayına Giriş Tarihi: 10.08.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 10.08.2018 16:30:46  Yayınlayan Birim: TRABZON ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 10.08.2018 16:28:52

YİNE DOĞA OLAYI, DOĞAL AFETE DÖNÜŞTÜ. SÖYLEMİŞTİK, YİNE SÖYLÜYORUZ, BİR DAHA SÖYLEMEK İSTEMİYORUZ

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TRABZON ŞUBESİ`NDEN

BASIN AÇIKLAMASI

 

"YİNE DOĞA OLAYI, DOĞAL AFETE DÖNÜŞTÜ.

SÖYLEMİŞTİK, YİNE SÖYLÜYORUZ, BİR DAHA SÖYLEMEK İSTEMİYORUZ."

 

Son günlerde bütün Karadeniz Bölgesi`ni etkisi altına alan yoğun yağış, özellikle Rize ve Ordu illerimizde can kaybı ile ciddi maddi kayba sebep oldu. Başta Rize ve Ordu illerimizdekiler olmak üzere hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah`tan rahmet diliyor, tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Bugüne kadar uyarılarımızın dikkate alınmadığını görmek bizi üzse de, söylemeye, uyarmaya, birlikte çözüm üretmek için paydaş olma niyetimizi dillendirmeye devam edeceğiz. Öncelikle şunun net bir şekilde bilinmesini istiyoruz; dünya var olduğundan bugüne bu tür veya buna benzer şekilde milyonlarca olay meydana gelmiştir. Kısaca "doğa olayı" olarak tanımladığımız bu vak`aları "doğal afet" haline getiren ne yazık ki biz insanlarız. Yıllardır, "Doğa olayları doğal afete dönüşmesin" demekten ve bu olay ve afetlerin hepsinden hemen sonra hassas noktaları içeren açıklamalar yapmaktan bıkmadık ama artık "DUR" denmelidir. Kent planlamalarındaki usulsüz müdahaleler, plansız yapılaşma, kentsel, kırsal alanlarda projesiz altyapı çalışmaları, bölgemizde özellikle dere ve havzalara bilimsel ve teknik çalışmalar olmadan müdahaleler ve buna benzer birçok konuda yaptığımız uyarıları yenilemekten de bıkmayacağız.

Ne yazık ki ülkemizde uzun yıllardan beri doğa olayları, doğal afet şeklinde yaşanıyor. Depremden su taşkınlarına kadar hemen bütün doğa olayları çarpık kentleşme ve sağlıksız yapılaşma nedeniyle büyük acılara ve yıkımlara yol açıyor. Doğa olayları, mühendislik hizmeti almadan üretilen yapıları yerle bir ediyor. Mühendislik hizmeti almış yapılarda ise, özellikle denetim ve plansızlık nedeni ile büyük zararlar meydana geliyor. Niteliksiz ve plansız kentleşme ve yapılaşma, yerel yönetimlerdeki gelecek tasavvuru eksikliği, bireysel kazanım önceliği ile de birleşince felaket kaçınılmaz hale geliyor.

Soruyoruz;

1.    Bu kaçıncı taşkın ve bu kaçıncı felaket? Kentlerimizi afete hazırlamak için ne yapıyoruz?

2.    Kamu kurumlarının özellikle "dere ıslahı" adı ile ilgili kurumlarla koordinesiz, plansız bir şekilde, havza planlarına uygunluğu sorgulanmadan yaptıkları veya yapmakta oldukları imalatlara daha ne kadar göz yumulacak? Yapılanlarla ilgili ne zaman ve nasıl tedbirler alınacak?

3.    Dere yataklarının imara açılması, kaçak yapılanların imar affı, imar barışı adı ile yasallaştırılması sonucu ortaya çıkan bireysel kazanç, planlamanın esası olan kamunun menfaatinden ve insan hayatından daha mı değerlidir?

4.    Ülkemizin en büyük sorunlarından birinin niteliksiz yapı stoku olduğu, yapılarımızın bırakalım depremi su taşkınına bile dayanamadığı gerçeği neden göz ardı ediliyor? Önlem almak yerine "imar barışı" adı ile yapılan düzenlemede "Yapının depreme dayanıklılığı hususu mâlikin sorumluluğundadır." ibaresi ile devletin sorumluluğunda olan halkın can ve mal güvenliğinin bir mâlike devredilmesi doğru bir adım mıdır?  

5.    Bölgemizin en büyük afet sorunu olan heyelana, taşkına maruz alanlarda ve özellikle dere yataklarında mülkiyet sorununun çözümü için herhangi bir çalışma yapılmış mıdır? Yeni yapılmakta olan imar planlarında bu alanları "riskli alan" olarak göstermek dışında bir çözüm önerisi var mıdır?

6.    Afete maruz alanlarla ilgili olarak projelendirme kriterlerinin elde edildiği hidrolojik veriler, küresel ısınma, kullanım alışkanlıklarındaki farklılaşmalar, planlama sorunları gibi etkenlerle değişmektedir. Tüm riskli alanlarda bu değişime yönelik herhangi bir tarama, inceleme, projelerin ve altyapı tesislerinin yeniden irdelenmesi hususunda bir çalışma düşünülüyor mu?

7.    Küresel ısınma ve saydığımız diğer etkenler çerçevesinde tüm havza planları üzerinde yeniden bir değerlendirme yapılması düşünülüyor mu? Havza planları, heyelan haritaları ile belirlenen ve diğer afet riski altındaki alanlar, yeni yapılmakta olan imar planlarında değerlendirilme önceliği ne düzeyde tutulmuştur?

8.    Devletimiz büyüktür. Tüm yaraları sarmaya, kayıpları karşılamaya gücü mutlaka yetmektedir. Ancak, bunun da kamuya bir yük olduğunu unutmamalıyız. Tedbir almayarak bu yükü devlete yüklemeye kimin hakkı vardır?

9.    Devlet otoritesinin, yerel yöneticilerin, bilim insanlarının, teknik insanların ve ilgili tüm bileşenlerin, bu tür afetlere karşı alınacak tedbirler ve uygulamalar için tüm önyargıların ve ön şartların arkasına saklanmadan bir masaya oturması ve bilimsel çözümlere odaklanması zamanı artık bir zorunluluk değil midir?

Bunlara benzer birçok soru ile devam edebiliriz. İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi olarak, ilgilileri, kentleşmeden imara, yapılaşmadan afet sonrası planlamaya, yapı denetimden kentsel altyapıya kadar hemen her alanda, bilimsel ve mesleki gerekleri yerine getirmeye çağırıyoruz. Biz de bugüne kadar olduğu gibi, çözüm üreterek kentlerimizi ve ülkemizi geleceğe taşımak adına istenen ve beklenen her noktada elimizden gelen tüm desteği ve katkıyı koymaya hazır olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.

         Saygılarımızla. 

 

         İnşaat Mühendisleri Odası

         Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu adına

 

         Mustafa YAYLALI

         Şube Başkanı


Okunma Sayısı: 43

Trabzon Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır